top of page

Yargıtay Kararları Doğrultusunda Olay Yeri İnceleme Raporu

olay yeri

Olay Yeri İnceleme Raporu


"Olay Yeri İnceleme Raporu", adli süreçte bir davanın iskeletini oluşturan en kritik belgelerden biridir. Ancak bu raporun içeriği, eksiksizliği ve diğer delillerle uyumu, Yargıtay tarafından her aşamada titizlikle denetlenmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Yargıtay'ının güncel içtihatları, bu raporların nasıl hazırlanması ve mahkemelerce nasıl değerlendirilmesi gerektiğine dair net bir yol haritası çizmektedir.

Aşağıda, sunduğunuz Yargıtay kararlarının ışığında, olay yeri incelemesinin hukuki önemini ve delil zincirindeki kritik rolünü inceliyoruz.


I. Raporlar Arası Çelişki: Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi


Olay yerinden elde edilen verilerin farklı belgelerde tutarsızlık göstermesi, yargılamanın temelini sarsar. Yargıtay, bu tür çelişkileri daima sanık lehine yorumlar.

Yargıtay Kararı

Çelişki ve Hukuki Etkisi

2. Ceza Dairesi (2023/3283 E.)

Hırsızlık suçunda, görgü tespit tutanağında "kapıda zorlama" varken, olay yeri inceleme raporunda "zorlama olmadığı" belirtilmiştir. Mahkeme, bu çelişkiyi sanık savunmasıyla birlikte değerlendirerek, eylemin daha hafif bir suç vasfına uyma şüphesini görmezden gelmeyi bozma sebebi saymıştır.

2. Ceza Dairesi (2025/6627 E.)

Hırsızlık eyleminin kilit altındaki yerden gerçekleştiği iddiasında, olay yeri inceleme tutanağında zorlama izi olmamasına rağmen ağırlaştırıcı nedenin uygulanması eksik araştırma ve bozma gerekçesi olmuştur. Mahkeme, kilitlenme unsurunun kesin delillerle desteklenmesini şart koşar.

E-Tablolar'a aktar

Kritik Çıkarım: Olay yeri inceleme ekiplerinin aynı olaya dair düzenlediği belgelerdeki en ufak bir uyumsuzluk bile, hukuki şüpheye yol açarak suçun vasfını değiştirebilmekte veya beraat sonucunu doğurabilmektedir.


II. Delil Zincirinde Raporun Rolü ve Diğer Verilerle Entegrasyonu


Olay yeri raporu tek başına değil, diğer kriminal ve adli delillerle bir bütün olarak değerlendirilir. Raporun, sanık beyanları ve bilimsel uzmanlıklarla uyumu, hükmün kesinliğini sağlar.

Yargıtay Kararı

Odak Noktası ve Delil Entegrasyonu

1. Ceza Dairesi (2024/2491 E.)

Kasten öldürme suçunda, mahkûmiyetin temelini; katılan ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu ve DNA incelemesine ilişkin uzmanlık raporunun birbiriyle uyumu oluşturmuştur. Bu uyum, suçun sübutunu kesinleştirmiştir.

8. Ceza Dairesi (2025/3668 E.)

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, mahkûmiyetin dayanağı; kolluk tutanakları, olay yeri inceleme raporu, krokisi, CD izleme ve teşhis tutanaklarının bir araya gelerek kesin veri oluşturmasıdır.

8. Ceza Dairesi (2024/4993 E.)

Uyuşturucu ticareti suçunda, mahkûmiyet; olayın kolluğa intikal şekli, tutanaklar, kriminal laboratuvar ve olay yeri inceleme şube uzmanlık raporlarının sanığın ticari amaçla madde bulundurduğu yönündeki kabulü desteklemesiyle kesinleşmiştir.

3. Hukuk Dairesi (2025/270 E.)

Tazminat davasında bile, yangının elektrik hattından kaynaklandığının tespiti, yangın raporu ve olay yeri inceleme tutanağı bulgularına dayandırılmıştır. Bu, raporun adli süreçteki evrensel ispat gücünü gösterir.


Kritik Çıkarım: Olay yeri inceleme raporu, yalnızca fiziki bulguları değil, aynı zamanda DNA, parmak izi, balistik ve kriminal laboratuvar uzmanlık raporları gibi diğer bilimsel delillerle olan kesintisiz bağını kanıtladığı sürece güçlüdür.


III. Olay Yerinde Eksik İnceleme ve Yeniden Keşif Zorunluluğu


Yargıtay, özellikle karmaşık veya birden fazla failin olduğu eylemlerde, gerçeğe ulaşmak için bazen sırf yazılı rapora güvenmez; olayın yeniden canlandırılmasını talep eder.

Yargıtay Kararı

Eksik İnceleme ve Gerekli İşlemler

1. Ceza Dairesi (2025/2935 E.)

Kasten öldürmeye teşebbüs davasında, önceki bozma kararında da belirtildiği gibi, suçun oluş biçimini tam saptamak adına olay yeri inceleme raporu ve krokisinin uzman bilirkişiler marifetiyle uygulanarak (tatbiki keşif) sanıkların, mağdurların ve tanıkların olay anındaki konumlarının, mesafelerinin ve görüş açılarının yeniden belirlenmesi istenmiştir.

1. Ceza Dairesi (2024/6051 E.)

Toplu kasten öldürme eyleminde, olay yeri inceleme raporundaki kovan, kartuş ve maktullere ait bulguların mesafeleri (150-308 metre) dikkate alınarak, mahkemenin haksız tahrik hükümlerini uygulamaması bozma nedeni sayılmıştır. Fiziksel bulguların yorumlanmasıyla, olası kast/kast yerine basit taksir veya tahrikin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilir.

1. Ceza Dairesi (2024/4047 E.)

Kasten öldürmeye teşebbüs davasında, mahkeme, kamera görüntüleri ve olay yeri inceleme raporunda tespit edilen mermi izleri, sekme ve giriş deliklerini esas alarak sanığın öldürme kastıyla hareket ettiğini ve meşru savunma şartlarının oluşmadığını kesinleştirmiştir.


Kritik Çıkarım: Olay yeri inceleme bulguları, eylemin kast (öldürme mi, yaralama mı?) ve suçun niteliği (haksız tahrik var mı, teşebbüs mü tamamlanmış suç mu?) gibi hayati hukuki nitelendirmeler için tek ölçüt olabilir.


IV. Dolaylı Atıflar: Raporun Varlığı Yargılamanın Meşruiyetini Sağlar


Bazı kararlar, raporun içeriğinden ziyade varlığını ve dosyadaki mevcudiyetini, yargılama işlemlerinin usul ve kanuna uygunluğunun kanıtı olarak kabul eder:

  • 8. Ceza Dairesi (2025/3576 E.): Karar, mahkûmiyet hükmünün olay tutanakları ve 03.07.2017 tarihli olay yeri inceleme raporu da dahil olmak üzere toplanan tüm delillerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığını belirterek, temyiz istemini esastan reddetmiştir. Raporun varlığı, delil toplama sürecinin meşruiyetini destekler.

  • 1. Ceza Dairesi (2024/4206 E.): Silahla tehdit davasında, olay yeri inceleme tutanağının varlığı ve sanığın öldürme kastının şüpheli kalması durumunda eylemin tehdit olarak nitelendirilmesine dayanak olmuştur.


Sonuç ve Profesyonel Not


Yargıtay'ın bu kararları, olay yeri inceleme raporunun adli bir metin olarak değerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu rapor, yalnızca fiziki bulguların bir kaydı değil, aynı zamanda mahkemelerin suçun sübutuna, vasfına ve hatta sanığın savunmasına (haksız tahrik, meşru savunma) karar verirken dayandığı temel bilimsel ve fiziki kanıt niteliğindedir.

Dolayısıyla, adli süreçte görev alan her uzmanın, raporu hazırlarken objektif, ayrıntılı, çelişkisiz ve diğer bilimsel incelemelerle entegre edilebilir bir formatta çalışması, adil yargılanma hakkının ve hukukun üstünlüğünün korunması açısından hayati önem taşımaktadır.


Kaynakça (Yargıtay Kararları)


Aşağıdaki Yargıtay kararları bu blog yazısının hazırlanmasında kullanılmıştır:

  1. Yargıtay 1. Ceza Dairesi - 2024/6051 E., 2025/5626 K.

  2. Yargıtay 1. Ceza Dairesi - 2024/2491 E., 2025/5480 K.

  3. Yargıtay 1. Ceza Dairesi - 2025/2935 E., 2025/5612 K.

  4. Yargıtay 1. Ceza Dairesi - 2024/4047 E., 2025/5443 K.

  5. Yargıtay 2. Ceza Dairesi - 2023/3283 E., 2025/14484 K.

  6. Yargıtay 2. Ceza Dairesi - 2025/6627 E., 2025/14526 K.

  7. Yargıtay 8. Ceza Dairesi - 2025/3668 E., 2025/5995 K.

  8. Yargıtay 8. Ceza Dairesi - 2024/4993 E., 2025/5990 K.

  9. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi - 2025/270 E., 2025/3712 K.

Yorumlar


bottom of page