Kast ve Taksir Arasındaki Fark Nedir? Yargıtay Kararlarıyla Olası Kast ve Bilinçli Taksir Ayrımı
- aslankriminal35
- 17 Ara 2025
- 4 dakikada okunur

Türk Ceza Kanunu – Kast (Madde 21)
Kast Madde 21- (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.
Türk Ceza Kanunu – Taksir (Madde 22)
Taksir Madde 22- (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır.
(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.
(3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.
1) Kast ve taksir arasındaki temel fark (çekirdek ayrım)
Kast (TCK m.21)
Fail, suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirir.
Yani sonuç (netice) failin iradesinin içindedir: “Bunu yapıyorum ve bunun olmasını istiyorum.”
Taksir (TCK m.22)
Failin davranışı iradidir; ancak suçun neticesi istenmez.
Netice, “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık” nedeniyle meydana gelir.
Basit taksirde netice öngörülmemiştir (öngörülseydi önlenebilirdi).
Bilinçli taksirde netice öngörülmüştür ama istenmemiştir; buna rağmen gerekli özen gösterilmediği için netice doğmuştur.
Kısaca:
Kast = biliyor + istiyor
Taksir = istemiyor (öngörse bile istemez; fark, öngörüp öngörmemesinde)
2) Uygulamada en çok karışan yer: olası kast – bilinçli taksir
Hem olası kast (TCK 21/2) hem bilinçli taksir (TCK 22/3) için ortak nokta:
Fail neticenin meydana gelebileceğini öngörür.
Ayırıcı nokta ise failin neticeye karşı iç tutumu/iradesidir:
Olası kast: Netice olursa “olursa olsun / kabulleniyorum” tutumu (kayıtsızlık-kabullenme).
Bilinçli taksir: “Olmasın” diye düşünür; neticeyi istememekle kalmaz, genellikle gerçekleşmeyeceğine dair bir beklentiyle hareket eder; ama yine de gereken özeni göstermediği için netice olur.
Bu ayrımı Yargıtay/Ceza Genel Kurulu kararları çok net formüle ediyor:
Ceza Genel Kurulu 2017/739 E. ,2020/307 K.
Öte yandan olası kastta neticenin gerçekleşmesi muhtemel iken, doğrudan kastta muhakkaktır. Yine doğrudan kastta fail neticeyi bilip istediği hâlde, olası kastta neticenin meydana gelmesini kabullenmekte, olursa olsun düşüncesiyle hareket etmekte ve sonucun oluşmasını engelleyici girişimde bulunmamaktadır. Taksir ise TCK'nın 22/3. maddesinde, 'Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir' biçiminde tanımlanmıştır.
Ceza Genel Kurulu 2014/619 E. ,2015/80 K.
Kast, olası kast, taksir ve bilinçli taksir arasındaki ilişkiyi kısaca özetlemek gerekirse; gerçekleşmesi muhakkak görünen neticenin failce bilinmesi ve istenmesi halinde doğrudan kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması durumunda olası kast, öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmek suretiyle sonucun meydana gelmesinin engellenemediği ahvalde bilinçli taksir, öngörülebilir neticenin objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket edilmiş olması nedeniyle öngörülmediği hallerde ise basit taksir söz konusu olacaktır.
12. Ceza Dairesi 2022/4216 E. ,2023/5001 K.
Neticenin bilinmesi ve istenmesi halinde doğrudan kast, neticenin gerçekleşme olasılığının öngörülmesi ve gerçekleşmesine kayıtsız kalınması halinde ise olası kasttan söz edilir. ... Failin iradi bir eylemi gerçekleştirirken, öngörülmesi mümkün olan sonucu öngörmesi, ancak istememesine rağmen bu sonucun gerçekleşmemesi yönünde gerekli özeni göstermeden iradi eylemini sürdürmesi halinde, kusurunun bilinçli taksire dayalı olduğunu kabul etmek gerekir.
3) Kast ve taksir farkını “unsurlar” üzerinden parçalayalım
(A) Zihinsel unsur (manevi unsur)
Kast: Bilme + isteme (TCK 21/1).
Taksir: İsteme yok; ya öngörmemiş (22/2) ya öngörmüş ama istememiş (22/3).
(B) Neticeye bakış
Kastta: Netice fail için “hedeflenen” veya en azından “kabullenilen” bir şeydir.
Taksirde: Netice fail için “istenmeyen” bir şeydir (failin hedefi değildir).
(C) Cezalandırmanın kapsamı
Kast: Genel kural; suçlar kural olarak kasten işlenir.
Taksir: İstisna; TCK 22/1 gereği “kanunun açıkça belirttiği hallerde” cezalandırılır. Yani kanunda “taksirle de işlenebilir” düzenlemesi yoksa, taksirle işleniş cezalandırılamaz.
(D) Ceza miktarına etkisi
Olası kast (21/2): Bazı suçlarda ceza indirimi öngörülür (metinde sayılan oran/sonuçlar).
Bilinçli taksir (22/3): Taksirli suçun cezası 1/3 – 1/2 artırılır.
Basit taksir: Artırım yok; kusura göre belirleme (22/4).
4) Günlük örneklerle (hukuki kavramı oturtmak için)
Aşağıdaki örnekler “genel mantığı” anlatır; her somut olayda delillere göre farklı nitelendirme yapılabilir:
Kast örneği:Birine bilerek bıçakla saldırmak ve yaralamak. Netice (yaralama) bilinir ve istenir.
Olası kast örneği:Kalabalık bir yere doğru ateş etmek: “Birine isabet edebilir” öngörüsü vardır ve buna rağmen eylem sürdürülür; netice olursa “kabullenme” vardır.
Bilinçli taksir örneği:Aşırı hızla araç kullanmak: “Kaza olabilir” öngörülür; ama “olmaz ya” denilerek sürüş sürdürülür (netice istenmez).
Basit taksir örneği:Dikkatsizlikle kırmızı ışığı fark etmeyip geçmek (öngörmeme + özen eksikliği) ve kazaya sebebiyet vermek.
5) Uygulamada mahkemenin baktığı tipik “ayırt edici göstergeler”
Olası kast mı bilinçli taksir mi tartışmalarında, mahkemeler genellikle şu göstergelere odaklanır (delillerle):
Failin eylem öncesi/sırası sözleri (“olursa olsun”, “banane” gibi)
Neticeyi önlemek için tedbir alıp almadığı
Neticeye yol açan riskin büyüklüğü ve barizliği
Eylemin sürdürülme ısrarı, alternatif davranış imkânı varken seçmemesi
Olay sonrası davranışlar tek başına belirleyici olmamakla birlikte destekleyici olabilir
Ceza Genel Kurulu’nun özetlediği çerçeve tam da bu ayırıma dayanır: öngörü var, mesele kabullenme mi / istememe mi.
Sonuç / Özet
Kast (TCK 21): Suçun unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektir.- Taksir (TCK 22): Netice istenmeden, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle meydana gelir.
En kritik ayrım: Olası kastta netice kabullenilir, bilinçli taksirde netice istenmez (öngörü olsa bile).- Taksir, kanunda açıkça düzenlenmişse cezalandırılır (TCK 22/1). Bu, uygulamada çok belirleyicidir.- Özellikle olası kast–bilinçli taksir ayrımı, cezanın türü ve miktarı bakımından çoğu dosyada belirleyici hale gelir.




Yorumlar