top of page

Polis Ne Zaman Silah Kullanabilir? PVSK 16 ve Meşru Savunma Şartları

Meşru Savunma

Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu (PVSK), polisin görevlerini yerine getirirken karşılaşabileceği direniş ve saldırılar karşısında nasıl hareket edeceğini, zor ve silah kullanma yetkisini detaylı bir şekilde düzenlemektedir. Bu düzenlemeler içerisinde meşru savunma (meşru müdafaa) kavramı da önemli bir yer tutar.


Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nda Meşru Savunma

PVSK'nın 16. maddesi, polisin zor ve silah kullanma yetkisini belirlerken, meşru savunma hakkına özel bir atıfta bulunmaktadır. Bu madde, polisin hem genel meşru savunma hükümlerine göre hareket etme yetkisini tanır hem de görevini ifa ederken ortaya çıkan özel durumlar için ek yetkiler sağlar.

İlgili kanun maddesi şu şekildedir:


POLİS VAZİFE VE SALAHİYET KANUNU

Zor ve silah kullanma Madde 16- (Değişik: 2/6/2007-5681/4 md.) Polis, görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir. Zor kullanma yetkisi kapsamında, direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedenî kuvvet, maddî güç ve kanunî şartları gerçekleştiğinde silah kullanılabilir. İkinci fıkrada yer alan; a) Bedenî kuvvet; polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde doğrudan doğruya kullandığı bedenî gücü, b) Maddî güç; polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde bedenî kuvvetin dışında kullandığı kelepçe, cop, basınçlı ve/veya boyalı su, göz yaşartıcı gazlar veya tozlar, fizikî engeller, polis köpekleri ve atları ile sair hizmet araçlarını, Dipnot: 27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle, bu bentte yer alan “basınçlı” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve/veya boyalı” ibaresi eklenmiştir. ifade eder. Zor kullanmadan önce, ilgililere direnmeye devam etmeleri halinde doğrudan doğruya zor kullanılacağı ihtarı yapılır. Ancak, direnmenin mahiyeti ve derecesi göz önünde bulundurularak, ihtar yapılmadan da zor kullanılabilir. Polis, zor kullanma yetkisi kapsamında direnmeyi etkisiz kılmak amacıyla kullanacağı araç ve gereç ile kullanacağı zorun derecesini kendisi takdir ve tayin eder. Ancak, toplu kuvvet olarak müdahale edilen durumlarda, zor kullanmanın derecesi ile kullanılacak araç ve gereçler müdahale eden kuvvetin amiri tarafından tayin ve tespit edilir. Polis, kendisine veya başkasına yönelik bir saldırı karşısında, zor kullanmaya ilişkin koşullara bağlı kalmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun meşru savunmaya ilişkin hükümleri çerçevesinde savunmada bulunur. Polis; a) Meşru savunma hakkının kullanılması kapsamında, b) Bedenî kuvvet ve maddî güç kullanarak etkisiz hale getiremediği direniş karşısında, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde, c) Hakkında tutuklama, gözaltına alma, zorla getirme kararı veya yakalama emri verilmiş olan kişilerin ya da suçüstü halinde şüphelinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde, d) (Ek: 27/3/2015-6638/4 md.) Kendisine veya başkalarına, işyerlerine, konutlara, kamu binalarına, okullara, yurtlara, ibadethanelere, araçlara ve kişilerin tek tek veya toplu halde bulunduğu açık veya kapalı alanlara molotof, patlayıcı, yanıcı, yakıcı, boğucu, yaralayıcı ve benzeri silahlarla saldıran veya saldırıya teşebbüs edenlere karşı, saldırıyı etkisiz kılmak amacıyla ve etkisiz kılacak ölçüde, silah kullanmaya yetkilidir. Polis, yedinci fıkranın (c) bendi kapsamında silah kullanmadan önce kişiye duyabileceği şekilde "dur" çağrısında bulunur. Kişinin bu çağrıya uymayarak kaçmaya devam etmesi halinde, önce uyarı amacıyla silahla ateş edilebilir. Buna rağmen kaçmakta ısrar etmesi dolayısıyla ele geçirilmesinin mümkün olmaması halinde ise kişinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde silahla ateş edilebilir. Polis, direnişi kırmak ya da yakalamak amacıyla zor veya silah kullanma yetkisini kullanırken, kendisine karşı silahla saldırıya teşebbüs edilmesi halinde, silahla saldırıya teşebbüs eden kişiye karşı saldırı tehlikesini etkisiz kılacak ölçüde duraksamadan silahla ateş edebilir.


Bu maddeyi detaylandıracak olursak:

1. Genel Meşru Savunma Hakkı

PVSK Madde 16'nın önemli bir hükmü, polisin "kendisine veya başkasına yönelik bir saldırı karşısında, zor kullanmaya ilişkin koşullara bağlı kalmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun meşru savunmaya ilişkin hükümleri çerçevesinde savunmada bulunur" ifadesidir. Bu, polisin bir vatandaş olarak sahip olduğu meşru savunma hakkını görev sırasında da kullanabileceği anlamına gelir. Yani, bir polis memuru, kendisine veya çevresindeki bir kişiye yönelmiş haksız bir saldırı karşısında, TCK Madde 25'te belirtilen şartlar dahilinde (saldırıya ve savunmaya ilişkin koşullar, orantılılık vb.) savunma yapabilir ve bu fiilinden dolayı ceza almaz. Bu durum, Anayasa Mahkemesi kararlarında da vurgulanmıştır:


2. Görev Kapsamında Silah Kullanma Yetkisi ve Meşru Savunma İlişkisi

PVSK Madde 16, polise meşru savunma hakkının kullanılması kapsamında silah kullanma yetkisi verirken, aynı zamanda görevinin gerektirdiği özel durumlar için de silah kullanma yetkisi tanımaktadır. Bu durumlar şunlardır:

  • a) Meşru savunma hakkının kullanılması kapsamında: Bu bent, yukarıda açıklanan genel meşru savunma hakkının bir uzantısıdır. Polis, TCK 25'teki şartlar oluştuğunda, saldırıyı defetmek için silah kullanabilir.

  • b) Bedenî kuvvet ve maddî güç kullanarak etkisiz hale getiremediği direniş karşısında: Polis, görevini yaparken karşılaştığı direnişi, bedenî kuvvet (doğrudan fiziksel güç) ve maddî güç (cop, kelepçe, gaz, su topu gibi araçlar) kullanarak etkisiz hale getiremediğinde, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde silah kullanabilir. Bu durum, meşru savunmadan farklı olarak, polisin görevini yerine getirmesini engelleyen bir direnişe karşı yetkisini ifade eder.

  • c) Hakkında tutuklama, gözaltına alma, zorla getirme kararı veya yakalama emri verilmiş olan kişilerin ya da suçüstü halinde şüphelinin yakalanmasını sağlamak amacıyla: Bu bent, polisin yasal bir yakalama veya tutuklama emrini yerine getirirken veya suçüstü halinde şüpheliyi yakalamaya çalışırken, kişinin kaçması veya direniş göstermesi durumunda silah kullanma yetkisini düzenler. Ancak bu durumda belirli bir prosedür izlenmesi zorunludur:

  • Öncelikle kişiye duyabileceği şekilde "dur" çağrısı yapılır.

  • Kişi bu çağrıya uymayarak kaçmaya devam ederse, uyarı amacıyla silahla ateş edilebilir.

  • Buna rağmen kaçmakta ısrar etmesi ve ele geçirilmesinin mümkün olmaması halinde ise, kişinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde silahla ateş edilebilir.

Bu prosedür, Anayasa Mahkemesi kararlarında da açıkça belirtilmiştir:


ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM

Polis, yedinci fıkranın € bendi kapsamında silah kullanmadan önce kişiye duyabileceği şekilde “dur” çağrısında bulunur Kişinin bu çağrıya uymayarak kaçmaya devam etmesi halinde, önce uyarı amacıyla silahla ateş edilebilir Buna rağmen kaçmakta ısrar etmesi dolayısıyla ele geçirilmesinin mümkün olmaması halinde ise kişinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde silahla ateş edilebilir

İçtihatın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.


  • d) Kendisine veya başkalarına, işyerlerine, konutlara, kamu binalarına, okullara, yurtlara, ibadethanelere, araçlara ve kişilerin tek tek veya toplu halde bulunduğu açık veya kapalı alanlara molotof, patlayıcı, yanıcı, yakıcı, boğucu, yaralayıcı ve benzeri silahlarla saldıran veya saldırıya teşebbüs edenlere karşı: Bu bent, özellikle toplumsal olaylarda veya terör eylemlerinde karşılaşılan, molotof kokteyli, patlayıcı gibi tehlikeli maddelerle yapılan saldırılara karşı polisin saldırıyı etkisiz kılmak amacıyla ve etkisiz kılacak ölçüde silah kullanma yetkisini düzenler. Bu bent, 27/3/2015 tarihli ve 6638 sayılı Kanun ile eklenmiştir ve polisin bu tür saldırılara karşı daha etkin müdahale etmesini sağlamayı amaçlar.

3. Silahlı Saldırıya Teşebbüs Halinde Duraksamadan Silah Kullanma

PVSK Madde 16'nın son fıkrası, polisin direnişi kırmak ya da yakalamak amacıyla zor veya silah kullanma yetkisini kullanırken, kendisine karşı silahla saldırıya teşebbüs edilmesi halinde, saldırı tehlikesini etkisiz kılacak ölçüde duraksamadan silahla ateş edebileceğini belirtir. Bu hüküm, polisin can güvenliğini doğrudan tehdit eden durumlarda hızlı ve kararlı bir şekilde hareket etme yetkisini vurgular.

Sonuç / Özet

Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 16. maddesi, polisin meşru savunma hakkını geniş bir çerçevede ele almaktadır. Polis, hem bir vatandaş olarak TCK'daki genel meşru savunma hükümlerine göre hareket edebilir hem de görevinin doğası gereği ortaya çıkan özel durumlarda (direnişi kırma, yakalama, tehlikeli saldırıları etkisiz hale getirme) belirli koşullar altında zor ve silah kullanma yetkisine sahiptir. Bu yetkilerin kullanımı, her zaman orantılılık ve zorunluluk ilkelerine bağlıdır. Özellikle silah kullanmadan önce "dur" çağrısı ve uyarı ateşi gibi kademeli müdahale prensipleri, polisin yetkilerini kullanırken insan haklarına saygılı olmasını sağlamayı amaçlar. Ancak, polise karşı silahlı saldırı teşebbüsü gibi hayati tehlike arz eden durumlarda, polisin duraksamadan silah kullanma yetkisi de kanunla tanınmıştır.

Yorumlar


bottom of page