top of page

Yargıtay Kararlarıyla Uzman Mütalaası Rehberi (2026 Güncel)

uzman mütalaası

1) Uzman mütalaasının kanuni dayanağı (HMK) ve temel mantığı

Hukuk yargılamasında “uzman mütalaası”, mahkemenin atadığı bilirkişiden farklı olarak, tarafların kendi imkânlarıyla bir uzmandan aldığı bilimsel/teknik görüştür. Bu kurumun açık dayanağı HMK m. 293’tür.


HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU – Madde 293 (Uzman görüşü)

Uzman görüşüMADDE 293- (1) Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez.(2) Hâkim, talep üzerine veya resen, kendisinden rapor alınan uzman kişinin davet edilerek dinlenilmesine karar verebilir. Uzman kişinin çağrıldığı duruşmada hâkim ve taraflar gerekli soruları sorabilir.(3) Uzman kişi çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmezse, hazırlamış olduğu rapor mahkemece değerlendirmeye tabi tutulmaz.



Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur:

  • Taraf, davayı teknik/bilimsel yönden güçlendirmek için uzman görüşü sunabilir.

  • Mahkeme, bu görüşü “otomatik doğru” kabul etmek zorunda değildir; fakat dava konusu ile ilgiliyse dikkate alıp değerlendirmek zorundadır (aşağıda Yargıtay içtihatlarıyla).


2) Ceza yargılamasında “uzman mütalaası” ve bilirkişilik (CMK)


Ceza muhakemesinde de “uzman mütalaası” kavramı uygulamada vardır; ancak sistem daha çok bilirkişilik üzerinden yürür. CMK m. 67’de bilirkişi raporunun sınırları özellikle vurgulanır: bilirkişi hukuki nitelendirme yapamaz, yalnızca özel/teknik konularda görüş bildirir.


CEZA MUHAKEMESİ KANUNU – Madde 67 (Bilirkişi raporu, uzman mütalaası)

Madde 67 :(1) İncelemeleri sona erdiğinde bilirkişi yaptığı işlemleri ve vardığı sonuçları açıklayan bir raporu, kendisinden istenen incelemeleri yaptığını ayrıca belirterek, imzalayıp ilgili mercie verir veya gönderir. Mühür altındaki şeyler de ilgili mercie verilir veya gönderilir ve bu husus bir tutanağa bağlanır.(2) Birden çok atanmış bilirkişiler değişik görüşleri yansıtmışlarsa veya bunların ortak sonuçlar üzerinde ayrık görüşleri varsa, bu durumu gerekçeleri ile birlikte rapora yazarlar.(3) (Değişik: 3/11/2016-6754/45 md.) Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukukî nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz.(4) Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor örnekleri, duruşma sırasında Cumhuriyet savcısına, katılana, vekiline, şüpheliye veya sanığa, müdafiine veya kanunî temsilciye doğrudan verilebileceği gibi; kendilerine iadeli taahhütlü mektupla da gönderilebilir.



Ceza dosyalarında tarafça getirilen teknik raporlar/uzman görüşleri “bilirkişi raporu gibi” değil, daha çok “belge/teknik görüş” gibi değerlendirilir; fakat yargılamanın adil yürütülmesi için çelişkileri doğurursa mahkemenin bunları tartışması gerekir (özellikle delil değerlendirmesi gerekçesinde).


3) Yargıtay içtihatları: Uzman mütalaası sunulabilir; mahkeme ilgiliyse değerlendirmelidir

3.1. Tarafların uzman görüşü sunma hakkı ve mahkemenin değerlendirme zorunluluğu

Yargıtay’ın özellikle inşaat, hesap, teknik ayıp, değer tespiti, kusur oranı gibi özel/teknik bilgi gerektiren davalarda çizdiği çerçeve nettir:

  • Taraflar, bilirkişi raporundan tatmin olmazsa uzman görüşü alıp dosyaya sunabilir.

  • Mahkeme, dava konusu ile ilgili bu uzman görüşünü mutlaka dikkate almalı ve gerekçede tartışmalıdır.

  • Uzman görüşü ile bilirkişi raporu arasında çelişki varsa, bu çelişki giderilmeden karar verilmesi bozma sebebi olabilir.

Bu yaklaşım, Apilex içtihat havuzunuzdaki iki kararda açıkça vurgulanıyor:


15. Hukuk Dairesi 2017/2121 E. , 2018/1651 K.

Mahkeme özellikle özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda, tarafın sunduğu uzman görüşünün dava konusuyla ilgili olması halinde mutlaka dikkate almak ve değerlendirmek zorundadır Bu anlamda alınan bilirkişi raporunda, taraflardan biri, uzman görüşüne dayanmak suretiyle itiraz etmiş ve bu itirazlar mahkeme tarafından hiç değerlendirmeye alınmamış ve itirazlar gerekçeli bir şekilde karşılanmamış ise uzman görüşüne dayanan tarafın 6100 sayılı HMK'nın 27., Anayasa'nın 36. ve ... İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiş olabilecektir Dosyaya ibraz edilen uzman görüşünde, bilirkişi raporunda açıklanan görüşlerin aksine tespit ve görüşler ileri sürülmüş olup, bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasında çelişkiler bulunmaktadır



3. Hukuk Dairesi 2023/3061 E. , 2024/3083 K.

Taraflar kendi menfaatlerini koruyabilmek ve alınan bilirkişi raporundan tatmin olmamaları halinde olayın tam olarak aydınlanmasını sağlamak ve doğru ve adil kararın verilmesi için uzman görüşü alıp mahkemeye ibraz edebilecektir Mahkeme özellikle özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda tarafın sunduğu uzman görüşünü dava konusu ile ilgili olması halinde mutlaka dikkate almak ve değerlendirmek zorundadır Bu anlamda alınan bilirkişi raporuna, taraflardan biri, uzman görüşüne dayanmak suretiyle itiraz etmiş ve bu itirazlar mahkeme tarafından hiç değerlendirmeye alınmamış ve itirazlar gerekçeli bir şekilde karşılanmamış ise uzman görüşüne dayanan tarafın 6100 sayılı HMK’nın 27, Anayasa'nın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesinde düzenlenen adil yargılanması hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenme hakkı ihlal edilmiş olabilecektir 4.



Buradan çıkan ana ilke:

  • Uzman mütalaası “süs” delil değildir; ilgiliyse tartışılmaması hukuki dinlenilme hakkı bakımından problem doğurabilir.

  • Bu, istinaf/temyizde “gerekçe eksikliği” ve “çelişkinin giderilmemesi” gibi başlıklardan bozmaya gidebilir.


4) Bilirkişi raporu – uzman mütalaası ilişkisi: Çelişki varsa giderilmeden karar verilemez

Yargıtay, bilirkişi raporlarının:

  • somut, özel nedenleri gösteren,

  • bilimsel verilere uygun,

  • denetime elverişli (Yargıtay denetimi yapılabilecek gerekçe ve veri içeren) olmasını arıyor.

Ayrıca raporların yetersiz/soyut olması veya çelişki bulunması hâlinde mahkemenin:

  • ek rapor,

  • yeni bilirkişi,

  • yeniden inceleme gibi yollarla dosyayı olgunlaştırması bekleniyor.

Bu yaklaşım içtihatlarınızda şöyle geçiyor:


3. Hukuk Dairesi 2016/293 E. , 2017/7515 K.

Hükme esas alınan bilirkişi raporu, bu davada uyuşmazlığı çözecek nitelikte, somut ve bilimsel veriler içermemekte, Yargıtay denetimine de elverişli bulunmamaktadır Oysa bilirkişi raporu hazırlanırken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir

İçtihatın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.



3. Hukuk Dairesi 2019/1640 E. , 2019/7289 K.

Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz Hâkim, raporu serbestçe takdir eder Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve ek rapora taraf vekillerince gerekçeleri de gösterilmek suretiyle itiraz edilmiş ve yeniden bilirkişi raporu alınması istenmiş ancak mahkemece söz konusu itirazlar karşılanmadan mevcut bilirkişi raporları doğrultusunda karar verilmiştir

İçtihatın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Uzman mütalaası bu noktada ne işe yarar?

  • Bilirkişi raporunun eksik/hatalı olduğunu teknik olarak görünür kılar.

  • Mahkemenin “neden katılmadığını” gerekçelendirmesini zorunlu hâle getirir.

  • Çelişki oluşturuyorsa mahkeme, çoğu dosyada “ek rapor / yeni bilirkişi / heyet” yoluna gitmek zorunda kalır.


5) Ceza yargılamasında Yargıtay CGK perspektifi: Maddi vakıa tespiti bilim/mantıkla çatışırsa denetim gündeme gelir

Ceza Genel Kurulu’nun yaklaşımında, maddi vakıa tespitleri bilimin yerleşik kuralları, mantık ve tecrübe ile çatışacak düzeyde sorunluysa Yargıtay denetimine konu olabilir. Bu, uzman görüşlerinin “dosyada teknik tartışma yaratması” hâlinde önem kazanır.


Ceza Genel Kurulu 2022/455 E. , 2023/85 K.

Yargıtayın, görevi olan hukuksal denetimi sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi, somut olayın objektif bir bakış açısıyla, hukuksal açıdan duraksamaya yer bırakmayacak biçimde tespit edilmiş ve delil değerlendirmesinin hatasız şekilde gerçekleştirilmiş olmasına bağlıdır Olay mahkemelerinin maddi vakıa tespitlerinin, hukuksal denetim yapılmasına olanak sağlamayacak derecede eksik, belirsiz ve çelişkili olması ile bilimin yerleşmiş kuralları, genel tecrübe kaideleri, mantık ve deneyim kuralları ile çatışması durumunda, Yargıtayın incelemesine tabi olması gerekliliktir

İçtihatın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.



Pratik okuma: Ceza dosyasında tarafça sunulan uzman mütalaası, hükmün dayandığı maddi vakıa kurgusunu “bilimsel/teknik olarak” çürütebilecek ağırlıktaysa; mahkemenin bunu gerekçeli biçimde tartışmaması, denetimde sorun yaratabilir.


6) Uygulamada “etkili” bir uzman mütalaası için Yargıtay standartlarına uygunluk

Yargıtay’ın bilirkişi raporlarında aradığı “denetime elverişlilik” standardı, fiilen uzman mütalaası için de kalite kriteri olarak düşünülmelidir. Yani uzman görüşü:

  1. Soruyu net tanımlamalı: Hangi teknik problem? Hangi hesap? Hangi yöntem?

  2. Veriyi göstermeli: Dosyadaki belgeye atıf, ölçüm, çizim, fotoğraf, tablo, hesap adımları.

  3. Yöntemi açıklamalı: Yönetmelik/standart/hesap yöntemi (ör. mühendislik standardı, muhasebe tekniği).

  4. Sonuç – gerekçe bağını kurmalı: “Bu nedenle şu kanaate varıldı.”

  5. Hukuki değerlendirme yapmamalı: “Davacı haklıdır/ kusurludur” gibi saf hukuki nitelendirmeler yerine teknik bulgular sunmalı (CMK m.67/3 mantığıyla uyumlu).


7) Usul stratejisi: Uzman mütalaasına dayanarak mahkemeden ne istenir?

Uzman mütalaası sunduğunuzda, Yargıtay içtihat çizgisine uygun tipik talepler:

  • Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi + uzman mütalaası ekinde:

  • “Rapordaki şu maddi hata/eksik inceleme giderilsin”

  • “Ek rapor alınsın”

  • “Yeni bilirkişi/heyet atanıp yeniden inceleme yapılsın”

  • “Çelişki giderilmeden karar verilmesin” (özellikle 3HD 2019/1640 çizgisi)

  • Uzmanın duruşmada dinlenmesi (HMK m.293/2):

  • özellikle teknik konuların sözlü açıklaması ve çapraz soru için etkili olur.

  • Mahkeme değerlendirme yapmıyorsa:

  • gerekçeli kararda “uzman mütalaasına hiç değinilmedi/itirazlar karşılanmadı” iddiası, istinaf/temyizde önemli bir bozma sebebi olarak ileri sürülebilir (15HD 2018/1651; 3HD 2024/3083).

Sonuç / Özet

  • Uzman mütalaası (HMK m.293), tarafın kendi seçtiği uzmandan aldığı bilimsel/teknik görüştür ve özellikle bilirkişi raporuna karşı etkili bir araçtır.

  • Yargıtay içtihatlarına göre, dava konusu ile ilgili uzman görüşü mahkemece mutlaka dikkate alınmalı ve gerekçede tartışılmalıdır; uzman görüşüne dayalı itirazların hiç değerlendirilmemesi hukuki dinlenilme hakkı yönünden sorun doğurabilir.

  • Bilirkişi raporu ile uzman mütalaası arasında çelişki oluşuyorsa, mahkeme çoğu durumda ek rapor/yeni bilirkişi ile çelişkiyi gidermeden karar veremez.

  • Net cevap: Yargıtay kararları çizgisinde uzman mütalaası; sunulabilir, dosyada tartışılmak zorundadır, çelişki yaratıyorsa giderilmeden hüküm kurulması risklidir.


Uzman desteği almak ve uzman mütalaası hakkında daha fazlası için bize ulaşın;


Kaynakça (resmi mevzuat + Apilex içtihat)

Mevzuat

İçtihat (Apilex)



Sıkça Sorulan Sorular: Uzman Mütalaası (Uzman Görüşü)

1. Uzman mütalaası (uzman görüşü) nedir? Uzman mütalaası, bir davanın taraflarının, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda, mahkemece atanan bilirkişi dışında, kendi seçtikleri bir uzmandan aldıkları bilimsel ve teknik görüştür. Hukuk davalarında HMK m. 293, ceza davalarında ise CMK m. 67/6 uyarınca yasal bir hak olarak düzenlenmiştir.


2. Mahkeme uzman mütalaasını dikkate almak zorunda mı? Evet. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, sunulan uzman görüşü dava konusuyla ilgiliyse mahkeme bu görüşü mutlaka incelemeli ve gerekçeli kararında tartışmalıdır. Uzman görüşü, bilirkişi raporuna karşı sunulan "bilimsel bir itiraz" niteliği taşır.


3. Bilirkişi raporu ile uzman mütalaası çelişirse ne olur? Bilirkişi raporu ile tarafın sunduğu uzman mütalaası arasında açık bir çelişki varsa, mahkeme bu çelişkiyi gidermeden karar veremez. Bu durumda mahkemenin ek rapor alması, yeni bir bilirkişi heyeti ataması veya uzmanı duruşmada dinlemesi gerekir. Çelişki giderilmeden verilen kararlar Yargıtay tarafından "hukuki dinlenilme hakkının ihlali" gerekçesiyle bozulabilmektedir.


4. Uzman görüşü sunmak için mahkemeden süre istenebilir mi? Kanun maddesine (HMK 293/1) göre, uzman mütalaası almak için mahkemeden ayrıca süre istenemez. Bu nedenle, mütalaanın davanın seyrini aksatmayacak şekilde makul bir sürede dosyaya sunulması stratejik öneme sahiptir.


5. Uzman mütalaası hazırlayan kişi duruşmada dinlenebilir mi? Evet. Hâkim, tarafların talebi üzerine veya resen, raporu hazırlayan uzmanı duruşmaya davet edip dinleyebilir. Duruşmada hâkim ve taraflar, uzmana teknik bulgularıyla ilgili sorular yöneltebilir.


6. Uzman mütalaası sunmanın davaya en büyük katkısı nedir? Uzman mütalaası, dosyadaki teknik hataları somutlaştırır ve mahkemenin "eksik inceleme" yapmasını engeller. Özellikle karmaşık bilişim suçları, HTS analizleri veya teknik kusur incelemelerinde, bilirkişi raporundaki hataları bilimsel verilerle ispatlayarak davanın kaderini değiştirebilir.



Yorumlar


Davanızdaki teknik delilleri güçlendirmek için profesyonel Uzman Mütalaası hizmetimizden faydalanabilirsiniz.

bottom of page