top of page

Bilirkişi Raporu Nedir? CMK ve HMK Kapsamında Zorunlu Bilirkişilik Halleri

Bilirkişi Raporu

Bilirkişi raporu, yargılama sürecinde çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkemelerin doğru karar verebilmesi için başvurduğu önemli bir delil vasıtasıdır. Türk hukuk sisteminde bilirkişilik, hem Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) hem de Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ile düzenlenmiştir.


Genel Bilirkişilik İlkesi

Bilirkişilik, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan konularda başvurulan bir yöntemdir. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe bilirkişi olarak görevlendirilemezler. Bu temel ilke, hem ceza hem de hukuk yargılamasında geçerlidir.


CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Bilirkişinin atanması Madde 63 – (1) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re'sen, Cumhuriyet savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/42 md.) Ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/42 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.




HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

BEŞİNCİ BÖLÜM Bilirkişi İncelemesi Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller MADDE 266- (1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.


Danıştay ve Yargıtay içtihatları da bu ilkeyi desteklemektedir. Mahkemeler, bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir ve raporun hükme esas alınabilecek yeterlilikte olması gerektiğini vurgular.


Bilirkişi Raporunun Zorunlu Olduğu Durumlar

Kanun koyucu, bazı özel durumlarda bilirkişi incelemesini zorunlu kılmıştır. Bu durumlar genellikle kişinin bedensel veya ruhsal sağlığı, ölüm nedeni, sahtecilik gibi özel uzmanlık gerektiren alanlardır.


Ceza Muhakemesi Kanunu Kapsamında Zorunlu Bilirkişilik Halleri

Ceza yargılamasında, özellikle delillerin toplanması ve değerlendirilmesi aşamasında bilirkişi incelemesi büyük önem taşır. CMK, bazı hallerde bilirkişi atanmasını açıkça zorunlu kılar:


  • Şüpheli veya Sanığın Beden Muayenesi ve Vücudundan Örnek Alınması: Bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılması ya da vücuttan kan, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekler alınması gerektiğinde, bu işlemlerin tabip veya sağlık mesleği mensubu diğer bir kişi tarafından yapılması zorunludur. Bu durum, hekim bilirkişinin görevlendirilmesini gerektirir.


CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması Madde 75 – (Değişik: 25/5/2005 – 5353/2 md.) (1) Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç beden muayenesi yapılabilmesine ya da vücuttan kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir. Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz. (2) İç beden muayenesi yapılabilmesi veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler alınabilmesi için müdahalenin, kişinin sağlığına zarar verme tehlikesinin bulunmaması gerekir. (3) İç beden muayenesi veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler alınması, ancak tabip veya sağlık mesleği mensubu diğer bir kişi tarafından yapılabilir. (4) Cinsel organlar veya anüs bölgesinde yapılan muayene de iç beden muayenesi sayılır. (5) Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, kişi üzerinde iç beden muayenesi yapılamaz; kişiden kan veya benzeri biyolojik örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz. (6) Bu madde gereğince alınacak hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz edilebilir. (7) Özel kanunlardaki alkol muayenesine ve kan örneği alınmasına ilişkin hükümler saklıdır. Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması


  • Ölünün Kimliğini Belirleme ve Adlî Muayene: Ölüm nedeninin ve zamanının belirlenmesi gibi adli tıp konularında, Cumhuriyet savcısının huzurunda bir hekim görevlendirilerek adli muayene yapılması zorunludur. Bu da hekim bilirkişinin raporunu gerektirir.


CEZA MUHAKEMESİ KANUNU

Ölünün kimliğini belirleme ve adlî muayene Madde 86 – (1) Engelleyici sebepler olmadıkça ölü muayenesinden veya otopsiden önce ölünün kimliği her suretle ve özellikle kendisini tanıyanlara gösterilerek belirlenir ve elde edilmiş bir şüpheli veya sanık varsa, teşhis edilmek üzere ölü ona da gösterilebilir. (2) Ölünün adlî muayenesinde tıbbî belirtiler, ölüm zamanı ve ölüm nedenini belirlemek için tüm bulgular saptanır. (3) Bu muayene, Cumhuriyet savcısının huzurunda ve bir hekim görevlendirilerek yapılır.


Ceza Genel Kurulu kararları da, kanun koyucunun "akıl hastalığı, parada sahtecilik, moleküler genetik inceleme" gibi hususlarda uzmanlığa ihtiyaç bulunduğunu baştan kabul ettiğini ve bu gibi durumlarda bilirkişi raporu alınmasının zorunlu olduğunu belirtmektedir.


Ceza Genel Kurulu 2014/186 E. , 2015/292 K.

Sorunun ne zaman uzmanlık ya da özel veya teknik bilgi gerektirdiğine bilirkişi tayin etmekle görevli ve yetkili olan savcı, hâkim ya da mahkeme karar verecektir Anılan hükümler uyarınca hâkim, çözümü ancak özel veya teknik bir bilgi gerektiren hallerde bilirkişi dinleyebilir veya rapor isteyebilir Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümü mümkün bulunan konularda ise bilirkişiye başvurmayacaktır Kanun koyucunun uzmanlığa, özel veya teknik bilgiye ihtiyaç bulunduğunu baştan kabul ettiği "akıl hastalığı, parada sahtecilik, moleküler genetik inceleme" gibi hususlar hariç, hâkimin bilirkişi raporu alma mecburiyeti bulunmadığı gibi, bilirkişi raporu da mahkemeleri bağlayıcı nitelikte değildir


Ceza Genel Kurulu 2013/40 E. , 2014/318 K.

Bir sorunun ne zaman uzmanlığı ya da özel veya teknik bir bilgiyi gerektirip gerektirmediğine, bilirkişi görevlendirmekle yetkili olan C. C.. savcısı veya hâkim karar verecektir Anılan düzenlemeler uyarınca hâkim, çözümü ancak özel veya teknik bir bilgi gerektiren hallerde bilirkişi dinleyebilecek veya rapor isteyebilecektir Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bir bilgi ile çözümü mümkün bulunan konularda ise bilirkişiye başvurmayacaktır Kanun koyucunun uzmanlığa, özel veya teknik bir bilgiye ihtiyaç bulunduğunu baştan kabul ettiği akıl hastalığı, parada sahtecilik, moleküler genetik inceleme gibi hususlar dışında hâkimin bilirkişi raporu alması zorunluluğu bulunmadığı gibi, bilirkişi raporları da mahkemeleri bağlayıcı nitelikte değildir


Hukuk Muhakemeleri Kanunu Kapsamında Zorunlu Bilirkişilik Halleri

HMK'da da benzer şekilde, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurulması esastır. Bu durumlar genellikle teknik hesaplamalar, değer tespitleri, inşaat kusurları, tıbbi malpraktis iddiaları gibi alanları kapsar.

  • Teknik İncelemeler ve Hesaplamalar: İnşaat projelerindeki kusurlar, makine arızaları, trafik kazalarındaki kusur oranları, ticari defterlerin incelenmesi ve finansal analizler gibi konularda bilirkişi raporu alınması zorunlu hale gelebilir.

  • Değer Tespiti: Taşınmaz veya taşınır malların değer tespiti, kamulaştırma davaları gibi durumlarda uzman bilirkişilerin görüşüne başvurulur.

  • Tıbbi Konular: Tıbbi malpraktis iddiaları, iş kazaları sonucu oluşan bedensel zararların tespiti gibi konularda adli tıp uzmanı veya ilgili branş hekimlerinden bilirkişi raporu alınması gerekmektedir.

Bilirkişi Raporunun İçeriği ve Değerlendirilmesi

Bilirkişi raporu, gerekçeli, açık ve denetime elverişli olmalıdır. Raporda, görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlar ile bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa bunun sebebi belirtilmelidir. Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz; bu, hâkimin görevidir.


HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU

Bilirkişi açıklamalarının tespiti ve rapor Madde 279 : (1) Mahkeme, bilirkişinin oy ve görüşünü yazılı veya sözlü olarak bildirmesine karar verir. (2) Raporda, tarafların ad ve soyadları, bilirkişinin görevlendirildiği hususlar, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuçlarla, bilirkişiler arasında görüş ayrılığı varsa, bunun sebebi, düzenlenme tarihi ve bilirkişi ya da bilirkişilerin imzalarının bulunması gerekir. Azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü ayrı bir rapor hâlinde de mahkemeye sunabilir. (3) Mahkeme, bilirkişinin oy ve görüşünü sözlü olarak açıklamasına karar verirse, bilirkişinin açıklamaları tutanağa geçirilir ve tutanağın altına bilirkişinin de imzası alınır. Kurul hâlinde görevlendirme söz konusu ise bilirkişilerin bilgilerine başvurulan hususu hemen aralarında müzakere etmelerine imkân tanınır ve müzakere sonucunda açıklanan oy ve görüş, tutanakla tespit edilip; tutanağın altı, bilirkişilere imza ettirilir. (4) (Değişik: 3/11/2016-6754/54 md.) Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. Bilirkişi raporunun verilmesi


Mahkeme, bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Rapordaki eksiklik veya belirsizlik durumunda ek rapor isteyebilir veya yeni bir bilirkişi heyeti görevlendirebilir.


Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/5259 E. , 2023/7714 K.

Bilirkişi, incelemesini gerçekleştirebilmek için, bazı hususların önceden soruşturulması ve tespiti ile bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunun sağlanması için, bir hafta içinde kendisini görevlendiren mahkemeye bilgi verir ve talepte bulunur." düzenlemesi bulunmaktadır Yine anılan 1. madde maddesinde Mahkemenin, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, Mahkemenin yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği hükmü yer almaktadır HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Mahkemelerce bilirkişi incelemesi yaptırılan uyuşmazlıklarda bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi durumunda, raporun hukuki ve teknik açıdan ayrıca bir analizinin yapılması ve buna göre bir sonuca ulaşılması zorunlu olup, bu bağlamda; bilirkişilerce ayrıntılı teknik araştırma ve irdeleme yapılmak suretiyle bilimsel ve objektif kriterler açıklanarak uyuşmazlığın özüne göre yeterlilik ve/veya yetersizlik tespitlerine yer verilmesi gerektiği açıktır


Bilirkişilik Yönetmeliği ve Diğer Düzenlemeler

Bilirkişilik Yönetmeliği, bilirkişilerin görevlendirilmesi, çalışma usul ve esasları, raporun hazırlanması ve değerlendirilmesi gibi konularda detaylı düzenlemeler içerir. Yönetmelik, bilirkişinin bağımsız, tarafsız ve objektif olarak görevini yerine getirmesi gerektiğini vurgular. Ayrıca, bilirkişinin hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacağını da açıkça belirtir.


BİLİRKİŞİLİK YÖNETMELİĞİ

Bilirkişi raporu Madde 55... : (4) Bilirkişi, raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi


BİLİRKİŞİLİK YÖNETMELİĞİ

İKİNCİ BÖLÜM Temel ve Etik İlkeler Temel ilkeler Madde 5 : (1) Bilirkişi, görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirir. (2) Bilirkişi, raporunda çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz. (3) Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (4) Bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirmekle yükümlü olup, görevinin icrasını kısmen yahut tamamen başka bir kimseye devredemez. (5) Bilirkişi, görevi sebebiyle kendisine tevdi edilen bilgi ve belgelerin veya öğrendiği sırların gizliliğini sağlamakla ve korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, bilirkişilik görevi sona erdikten sonra da devam eder. (6) Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren sorun açıkça belirtilmeden ve inceleme yaptırılacak konunun kapsamı ile sınırları açıkça gösterilmeden bilirkişi görevlendirilemez. (7) Aynı konuda bir kez rapor alınması esastır. Ancak rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebilir. (8) UYAP ile bu Sisteme entegre bilişim sistemleri veya yazılımlar vasıtasıyla ulaşılabilen bilgiler veya çözülebilen sorunlar için bilirkişiye başvurulamaz. Etik ilkelerin kapsamı ve etik ilkelere bağlılık


Bilirkişi Raporu Alınması Zorunlu Alanlar Tablosu

Aşağıdaki tablo, bilirkişi raporu alınmasının zorunlu olduğu veya sıklıkla başvurulduğu alanları özetlemektedir:

Alan

Hukuki Dayanak

Örnek Durumlar

Bilirkişi Türü

Adli Tıp

CMK m. 75, 86

Beden muayenesi, vücuttan örnek alma, ölüm nedeni tespiti

Hekim, Adli Tıp Uzmanı

Akıl Hastalığı

CMK (Ceza Genel Kurulu İçtihatları)

Sanığın cezai ehliyetinin tespiti

Psikiyatrist

Sahtecilik

CMK (Ceza Genel Kurulu İçtihatları)

Para, belge veya imza sahteciliği

Grafolog, Kriminalistik Uzmanı

Moleküler Genetik İnceleme

CMK (Ceza Genel Kurulu İçtihatları)

DNA analizi, babalık tespiti

Genetik Uzmanı

Teknik Hesaplamalar

HMK m. 266

İnşaat kusurları, trafik kazası kusur oranları, mühendislik hesapları

İnşaat Mühendisi, Makine Mühendisi, Trafik Uzmanı

Değer Tespiti

HMK m. 266

Taşınmaz/taşınır mal değerlemesi, kamulaştırma bedeli

Gayrimenkul Değerleme Uzmanı, Eksper

Muhasebe ve Finans

HMK m. 266

Ticari defter incelemesi, şirket değerlemesi, vergi incelemesi

Mali Müşavir, Yeminli Mali Müşavir

Tıbbi Malpraktis

HMK m. 266

Hekim hatası iddiaları, tedavi süreçlerinin değerlendirilmesi

İlgili Branş Hekimi

Bilişim Suçları

CMK m. 63

Dijital delil incelemesi, siber güvenlik analizi

Bilişim Uzmanı

Fikri ve Sınai Haklar

HMK m. 266

Marka, patent, telif hakkı ihlalleri

Fikri Mülkiyet Uzmanı

Sonuç / Özet

Bilirkişi raporu, Türk hukukunda çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkemelerin başvurmak zorunda olduğu veya sıklıkla başvurduğu bir delil türüdür. Özellikle Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında beden muayenesi, vücuttan örnek alınması, ölünün kimliğini belirleme ve adli muayene gibi konularda hekim bilirkişi raporu alınması zorunludur. Ceza Genel Kurulu içtihatları da akıl hastalığı, parada sahtecilik ve moleküler genetik inceleme gibi alanlarda bilirkişi raporunun zorunluluğunu vurgulamaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında ise teknik hesaplamalar, değer tespitleri, inşaat kusurları ve tıbbi malpraktis gibi konularda bilirkişi incelemesi büyük önem taşır. Bilirkişi raporunun gerekçeli, açık ve denetime elverişli olması, hukuki nitelendirme ve değerlendirmeler içermemesi esastır. Mahkemeler, bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirerek karar verirler.

Yorumlar


bottom of page