top of page

Ceza Muhakemesinde İkrar-Karakolda İtiraf Ettim Mahkemede Geri Aldım, Ceza Alır mıyım?

Ceza Muhakemesinde İkrar

Tek başına “ikrar”ın yeterli olup olmadığı yargılamanın türüne göre değişir:

  • Ceza yargılamasında (CMK): Kural olarak tek başına ikrar mahkûmiyet için yeterli kabul edilmez; ikrarın yan delillerle doğrulanması aranır ve hâkim delilleri serbestçe değerlendirir.


  • Hukuk yargılamasında (HMK): Mahkeme önünde yapılan ikrar, kural olarak ikrar edilen vakıayı çekişmeli olmaktan çıkarır ve ispat gerektirmez (yani tek başına “yeterli” etki doğurur).


1) Ceza Muhakemesinde İkrar: Tek başına ikrar kural olarak yeterli değildir


1.1. Kanuni çerçeve: Deliller serbestçe takdir edilir (CMK m.217)


CEZA MUHAKEMESİ KANUNU – Madde 217

Delilleri takdir yetkisi

Madde 217 – (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.


CMK m.217 şunu ifade eder: “ikrar” dahil hiçbir delil tek başına otomatik mahkûmiyet doğurmaz; hâkim, duruşmada tartışılan delillerle vicdani kanaate ulaşır.


1.2. Yargıtay uygulaması: İkrar tek başına kesin kanıt değildir; desteklenmelidir


6. Ceza Dairesi 2015/1932 E. ,2018/1069 K.

İkrar, tek başına kesin kanıt kabul edilemez. Çünkü bir kimsenin çeşitli nedenlerle ikrarda bulunması olanaklıdır. Yargıç önünde yapılan ikrarın dahi bağlayıcı olabilmesi için başka yan kanıtlarla doğrulanması gerekir. İkrarını geri alan sanığın önceki soyut ikrarına dayanılarak hiçbir zaman mahkumiyet kararı verilemez.İkrar olunan olay yargıç önünde yapılıp, geri alınmayıp yan delillerle desteklendiğinde değerlidir. Başka bir ifade ile kanıtla doğrulanan ikrar değerlidir. Soyut ikrar tek başına yeterli olamaz. İkrar da dahil hiçbir kanıt tek başına yargıcı bağlamaz.


Ve ikrarın delil değerinin hangi şartlarla değerlendirileceği (özgür irade, baskı-hile olmaması, tamamlayıcı delillerle doğrulama) yönünden:


18. Ceza Dairesi 2015/24006 E. ,2016/2937 K.

... ikrarın ne amaçla yapıldığı ve özel bir ikrar kastının var olup olmadığı önem arz etmekte, ikrar tek başına suç sayılan fiilin gerçekleştiği yönünde belirleyici olmamaktadır.... hâkimi bağlamayan ve tek başına delil olarak kabul edilmeyen ikrarın delil değerine ilişkin; beyanın, hâkim önünde gerçekleşmesi, her türlü maddi ve manevi baskı, tehdit ve hileden uzak, özgür irade ile yapılmış olması ve suç sayılan fiilin işlenişi ile uyumlu tamamlayıcı delillerle doğrulanması hususları gözetilerek sonuca varılmalıdır.


1.3. Pratik sonuç (cezada)

Ceza dosyasında “ikrar var” denildiğinde şu ayrımlar kritik olur:

  • İkrar duruşmada mı yapıldı, yoksa kolluk/savcılık aşamasında mı?

  • Geri alındı mı? (Geri alındıysa tek başına mahkûmiyet kurulması çok problemli hale gelir.)

  • İkrar somut olayla uyumlu maddi delillerle destekleniyor mu? (kamera, HTS, parmak izi, arama-el koyma tutanakları, tanık, mağdur beyanı, bilirkişi vs.)

  • İkrarın alındığı süreçte baskı, tehdit, hile, yönlendirme iddiası var mı?


Bu nedenle ceza yargılamasında genel cevap: Hayır, tek başına ikrar kural olarak yeterli değildir; doğrulayıcı delil aranır.


Ceza dosyası: kolluk/savcılıkta ikrar verdim ama mahkemede geri aldım; bu durumda mahkûmiyet olur mu,


Dosyanın içeriğine göre (suç tipi, deliller, ikrarın alınış şartları) sonuç değişebilir. Ama sizin senaryoda (“kolluk/savcılıkta ikrar + mahkemede inkâr/geri alma”) mahkûmiyet ihtimali büyük ölçüde şu iki soruya bağlanır:

  1. İkrar hukuka uygun şekilde mi alındı? (CMK 148)

  2. İkrar, başka somut delillerle doğrulanıyor mu? (ikrarın tek başına yeterli olmaması ilkesi)

Aşağıda hem “mahkûmiyet olur mu?”yu hem de “hangi itirazlar yapılmalı?”


2) Mahkûmiyet olur mu? (Genel çerçeve)

A) Sadece “soyut ikrar” varsa mahkûmiyet kurmak çok zor

Yargıtay’ın istikrarlı yaklaşımı: Ceza Muhakemesinde İkrar, ikrar tek başına kesin kanıt değildir, mahkûmiyet için genellikle yan/objektif delillerle destek aranır; ayrıca ikrarını geri alan sanığın önceki soyut ikrarına dayanılarak mahkûmiyet kurulamayacağı sıkça vurgulanır.


6. Ceza Dairesi 2018/3792 E. , 2021/2659 K.

İkrar; aleyhe hukuksal sonuç doğuran bir olayı doğrulayan sanığın kabullenmesidir.İkrar, tek başına kesin kanıt kabul edilemez. Çünkü bir kimsenin çeşitli nedenlerle ikrarda bulunması olanaklıdır.Yargıç önünde yapılan ikrarın dahi bağlayıcı olabilmesi için başka yan kanıtlarla doğrulanması gerekir.İkrarını geri alan sanığın önceki soyut ikrarına dayanılarak hiçbir zaman mahkumiyet kararı verilemez.... Soyut ikrar tek başına yeterli olamaz.



6. Ceza Dairesi 2017/3754 E. , 2018/1312 K.

Yargıç önünde yapılan ikrarın dahi bağlayıcı olabilmesi için başka yan kanıtlarla doğrulanması gerekir.İkrarını geri alan sanığın önceki soyut ikrarına dayanılarak hiçbir zaman mahkumiyet kararı verilemez.... Soyut ikrar tek başına yeterli olamaz.İkrar da dahil hiçbir kanıt tek başına yargıcı bağlamaz.


Pratik sonuç: Dosyada ikrar dışında ciddi, hukuka uygun ve ikrarı doğrulayan maddi delil yoksa; ikrar mahkemede geri alınmışsa, mahkûmiyet kurulması çok daha zor hale gelir.



B) Ama ikrar “tek delil” olmasa bile, güçlü yan deliller varsa mahkûmiyet mümkün


Örneğin; kamera kaydı, HTS/konum, parmak izi/DNA, seri şekilde birbirini doğrulayan tanık beyanları, ele geçen suç eşyası (hukuka uygun arama-el koyma ile), bilirkişi raporları gibi deliller ikrarı destekliyorsa mahkeme ikrarı geri almış olmanıza rağmen diğer delillerle mahkûmiyet kurabilir.

Ancak bu durumda bile mahkemenin:

  • ikrarın neden geri alındığını,- ikrarın özgür iradeyle verilip verilmediğini,- ikrarın hangi delillerle doğrulandığını,gerekçede tartışması gerekir.


3) İkrarın alınışına göre “delil dışı bırakma” (CMK 148): En kritik itiraz hattı

İkrarınız hukuka aykırı yöntemle alındıysa, “mahkemede geri aldım”dan bağımsız olarak, ilk hedefiniz: o ikrarın delil olarak kullanılmamasını sağlamak olmalıdır.


3.1. Yasak usuller ve müdafisiz kolluk ifadesi (CMK 148)



CEZA MUHAKEMESİ KANUNU – Madde 148

İfade alma ve sorguda yasak usullerMadde 148 – (1) Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.(2) Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.(3) Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.(4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.(5) Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.


Sizin senaryoda özellikle iki alt başlık önemlidir:

(i) Kollukta müdafisiz ifade varsa (CMK 148/4)

  • Kolluk ifadesi müdafi olmadan alındıysa ve siz mahkemede doğrulamadıysanız, bu ifade hükme esas alınamaz.

  • Mahkemede “ben kollukta böyle dedim ama doğru değil/ baskı altında dedim” diyerek geri aldıysanız, zaten doğrulama yoktur.

Bu, pratikte en güçlü teknik itirazlardan biridir.

(ii) Aldatma/vaat/baskı varsa (CMK 148/1-2-3)

  • “Etkin pişmanlık uygulatırız, serbest kalırsın, şunu kabul et” gibi telkin/vaat iddiaları,

  • yorma, uykusuz bırakma,

  • tehdit, baskı,

  • “gibi” ifadesi nedeniyle benzer psikolojik baskı yöntemleri

varsa, ikrarın özgür iradeyle verilmediği ve delil dışı bırakılması gerektiği savunulabilir.

Bu yaklaşım içtihatlara da yansıyor:



7. Ceza Dairesi 2022/10964 E. ,2023/3264 K.

... Sanığın aleyhine, hukuka aykırı olarak elde edilen delilden sonra alınan ikrarından yola çıkılarak, sanığın bu itiraflarının mahkûmiyetine yeterli ve geçerli kabul edilmesi hukuka uygun değildir.... psikolojik baskı altında yapmış olduğu açıklamaların itiraf kabul edilmesi mümkün olmayacaktır.... CMK 148 ... “gibi” kelimesi kullanılarak bu sayılanlara benzer yöntemler kullanılmak suretiyle elde edilen itiraf ve ikrarın ... kabul görmesi mümkün görünmemektedir.


4) “İkrar geri alındı” durumunda mahkemede hangi itirazlar yapılmalı?

Aşağıdaki itiraz/öneriler, genelde savunma dilekçesi + duruşma sözlü beyan + delil talepleri şeklinde yürütülür.


4.1. Birinci hat: “İkrar hukuka aykırı alındı, hükme esas alınamaz” itirazı

Şunları somutlaştırın:

  • Kolluk ifadesinde müdafi var mıydı?

  • Yoksa CMK 148/4’e göre: “Hükme esas alınamaz” itirazı net.

  • İfade alma koşulları: - kaç saat sürdü, saat kaçta alındı, uykusuzluk/yorulma, - hangi vaat/telkin yapıldı, - kimler vardı, kamera kaydı var mı, tutanakta “baskı yoktur” klişe ibaresi dışında ne var?

  • Savcılık ifadenizde (eğer savcıda da ikrar varsa): - savcıda müdafi var mıydı, - savcı ifadesinde de aynı telkin/vaat devam etti mi?


Talep edilebilecek işlemler:

  • Kolluk birimindeki kamera kayıtlarının celbi (varsa; çoğu yerde kamera rejimi tartışmalı ama talep edilir).

  • İfade alınırken tutulan tüm tutanakların ve eklerinin celbi.

  • Gözaltı giriş-çıkış saatleri, doktor muayene raporları, nezarethane kayıtları (baskı/yorulma iddianızı destekleyebilir).


4.2. İkinci hat: “Soyut ikrar var; başka delil yok / deliller yetersiz” itirazı

Burada amaç, mahkemeyi şu noktaya zorlamaktır:

  • “İkrar dışında hangi delil var?”

  • “Bu deliller ikrarı gerçekten doğruluyor mu, yoksa varsayıma mı dayanıyor?”

  • “İkrar geri alındı; yan delil yoksa şüphe sanık lehine değerlendirilmelidir.”

Bu yaklaşım, CMK’nın delil değerlendirme sistematiğiyle uyumludur:


CEZA MUHAKEMESİ KANUNU – Madde 217

Delilleri takdir yetkisi

Madde 217 – (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.


Somutlaştırma önerisi:Dosyadaki delilleri kalem kalem çıkarın (tanık, kamera, HTS, arama, teşhis, bilirkişi vs.). Her biri için:

  • hukuka uygun mu,

  • olayı ne kadar ispatlıyor,

  • sizinle bağlantısı ne kadar güçlü,

  • çelişki var mı analizi yapın.


4.3. Üçüncü hat: “Hukuka aykırı delil → ikrara götürdü” (zehirli ağacın meyvesi yaklaşımı)

Eğer dosyada ilk etapta hukuka aykırı arama/el koyma/tutanak varsa ve bu size gösterilip “bak yakalandın” denilerek ikrar alındıysa, Yargıtay bazı kararlarında bunun da ikrarı sakatlayabileceğini tartışıyor:


19. Ceza Dairesi 2015/6143 E. , 2015/7154 K.

Hukukun uygulanmasında hukuka uygun olmayan bir şeyin üzerine meşru bir şey bina edilemez.... yasak yöntemlerle alınan savunmada belirtilen adreste hukuka uygun bir arama yapılsa bile elde edilen deliller hukuka aykırı olacaktır.... sanık bu baskı altında itirafta bulunmak zorunda kalabilir.... Böylece sanıktan, hukuka aykırı elde edilmiş delil sayesinde itiraf-ikrar delili elde edilmiş...


Bu çizgi, her dosyada aynı sertlikte uygulanmayabilir; ancak hukuka aykırı delil + onun etkisiyle ikrar senaryosunda mutlaka ileri sürülmesi gereken güçlü bir argümandır.


4.4. Dördüncü hat: “Geri almanın gerekçesini mantıklı ve ispatlanabilir kur”

Mahkemeler “geri almayı” otomatik kabul etmeyebilir; geri alma gerekçeniz inandırıcı ve desteklenebilir olmalıdır. Şunları yapılandırın:

  • İlk ikrardaki “detaylar” doğru muydu, sonradan mı eklendi?

  • İkrarın “metni” kolluk tarafından mı yazıldı; sizin yazınız/ifadenizle uyumlu mu?

  • İkrarın unsurları olayın maddi akışıyla uyumlu mu, yoksa “şablon” mu?

Bu bağlamda Yargıtay, ikrarın “özgür irade” ve “doğrulanma” yönlerini irdeler:


Ceza Genel Kurulu 2014/106 E. ,2014/414 K

... özgür iradeye dayalı olan ikrarın da ... hâkim tarafından serbestçe takdir edilip değerlendirilmesi gerekecektir.... ikrarın hangi aşamada gerçekleştiği ve özgür iradeye dayalı olup olmadığı, ... ikrarın başkaca deliller veya emarelerle desteklenip desteklenmediği, ... ikrardan dönülüp dönülmediği gibi hususlar da gözönünde bulundurulmak suretiyle, somut olaydaki ikrarın delil değeri ortaya konulmalı...


5) Duruşmada somut olarak “çekirdek talepler”

Aşağıdaki başlıkları, avukatınızla birlikte dosyaya göre uyarlayıp talep edebilirsiniz:

  1. CMK 148/4 gereği (müdafisiz kolluk ifadesi ise) kolluk ikrarının hükme esas alınamayacağı ve delil değerlendirmesi dışında tutulması talebi.2) CMK 148/1-2-3 gereği (baskı/vaat/aldatma iddiası) ikrarın özgür iradeye dayanmadığı, bu nedenle delil değeri olmadığı itirazı.3) İkrar dışında kalan delillerin tek tek tartışılması: - hukuka uygunluk itirazları (arama/el koyma/teşhis/HTS vs.),

  2. çelişkili tanık beyanlarının yüzleştirilmesi,

  3. kamera görüntülerinin ham haliyle istenmesi,

  4. bilirkişi incelemesi talepleri (ses kaydı varsa montaj vs.).4) Şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayalı olarak beraat talebi: “Deliller ikrarı doğrulamıyor; ikrar da geri alındı; mahkûmiyet şüpheye dayanamaz.”


Sonuç / Özet

  • Ceza dosyasında kolluk/savcılıkta ikrar verip mahkemede geri aldıysan, sırf bu geri alma nedeniyle otomatik beraat olmaz; ancak tek başına ikrarın mahkûmiyet için yeterli görülmemesi (Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı) sebebiyle, dosyada ikrarı doğrulayan güçlü ve hukuka uygun yan delil yoksa mahkûmiyet kurmak çok zor hale gelir. CMK 148/4: Müdafisiz kolluk ifadesi mahkemede doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.


  • CMK 148/1-2-3: Baskı/vaat/aldatma varsa ikrar delil dışı kalır.


  • İkrar geri alındıysa, soyut ikrarla mahkûmiyet kurulamayacağı yönündeki Yargıtay içtihatları.- Bu nedenle yapılması gereken: ikrarın hukuka aykırılığını ve/veya doğrulanmadığını vurgulamak + dosyadaki diğer delilleri hukuka uygunluk ve yeterlilik yönünden tek tek çürütmektir.- Özellikle kolluk ifadesinde avukat yoksa ve mahkemede doğrulamadıysan, bu çok kritik bir kaldıraçtır.




Yorumlar


bottom of page